28 Temmuz 2026 Salı

Scorpions - Winds of Change şarkısının hikayesi

Bazı şarkıları tanımlamak ve etkilerini anlatmak zordur. Scorpions’ın en büyük hitlerinden olan Winds of Change için de benzer bir durum söz konusu. Şarkıyı müzikal altyapısı nedeniyle bir rock baladı olarak kategorize edebiliriz. Ancak sözleri ve hikayesi, şarkıyı bir marşa dönüştürüyor.


80’lerin sonlarına gelindiğinde dünyadaki değişim rüzgarları had safhadaydı. Soğuk savaş sona eriyor, Perestroyka ile birlikte Sovyetler Birliği dağılışa doğru gidiyordu. Uzun bir dönem dünyaya kapalı şekilde yaşamını sürdüren Sovyetler Birliği, yabancı halklarla kucaklaşmaya hazırlanıyordu.

1989 yılının Ağustos ayının 12. ve 13. günlerinde Moskova’da tabuların yıkıldığı bir etkinlik düzenlendi. Lenin (Luzhniki) Stadyumu’nu tıka basa dolduran 100.000’in üzerindeki seyirci, Moskova Müzik Barış Festivali’nde Scorpions, Bon Jovi, Ozzy Osbourne, Mötley Crüe, Skid Row ve Cinderella gibi rock ve heavy metal efsaneleriyle buluştu.


Dünyada yaşanan değişim rüzgarlarının belki de en derinden hissedildiği o konserler sırasında Scorpions grubunun solisti ve baş söz yazarı Klaus Meine, Winds of Change şarkının etkileyici sözlerini yazdı:

‘Moskova'yı takip ediyorum
Gorky Park'a doğru
Değişim rüzgarını dinleyerek
Ağustos'da bir yaz gecesi
Askerler geçiyor
Değişim rüzgarlarını dinleyerek

Dünya küçülüyor
Hiç düşünmüş müydün?
Bu kadar yakın olabileceğimizi, kardeş gibi
Havada gelecek kokusu var
Onu her yerde hissedebiliyorum
Değişim rüzgarlarıyla birlikte esiyor

Beni anın büyüsüne götür
Bir zafer gecesinde
Yarının çocuklarının hayal kurduğu yere
Değişim rüzgarlarıyla birlikte

Yoldan aşağı yürüyorum
Farklı hatıralar
Sonsuza dek geçmişe gömülüler
Moskva'yı takip ediyorum
Gorky Park'a doğru
Değişim rüzgarını dinleyerek

Beni anın büyüsüne götür
Bir zafer gecesinde
Yarının çocuklarının hayallerini paylaştığı yere
Sen ve benle

Değişim rüzgarı
Çarpıyor zamanın yüzüne
Özgürlük zilini çalacak olan bir rüzgar fırtınası gibi
Zihnin barışı için
Bırak balalaykan şarkı söylesin
Gitarımın söylemek istediklerini’



Şarkının melodisinin oluşumunda Meine’in keyifle çaldığı ıslık başrol oynadı. İlk olarak grubun 1990 yılında yayınlanan Crazy World albümünde yer alan şarkı, 9 Kasım 1989 tarihinde yıkılan Berlin Duvarı’yla ilişkilendirilerek adeta bir marşa dönüştürüldü. Bu büyük etki, karşıt kesimin yani Sovyet milliyetçilerinin şarkıyı özel üretim bir CIA propaganda malzemesi olarak nitelendirmesi sonucunu da doğurdu. Eser ne kadar tartışılsa da ölümsüz klasikler arasında yerini almayı başardı.



17 Temmuz 2026 Cuma

Orhan Gencebay / Sezen Aksu - Zelzele şarkısının hikayesi

Doğal afetlerin etkilerini anlatan sayısız sanat eseri vardır. Ancak müzik sektöründe doğal afetlere yer veren örnekler oldukça sınırlıdır. Bekir Sıtkı Erdoğan’ın aynı isimli şiirinden uyarlanan Zelzele şarkısı, bu nadir örnekler arasında yer almakta. Üstelik bu uyarlama sayesinde müzik sektörünün iki devi Orhan Gencebay ve Sezen Aksu, ilk kez ortak bir proje üretmiş oldu.


22 Temmuz 1967 tarihinde saatler 18:56’yı gösterirken Bolu, Mudurnu merkez üslü büyük bir deprem meydana geldi. 6.8 büyüklüğündeki deprem, Adapazarı, Geyve ve Akyazı’da şiddetli şekilde hissedildi. 7000’in üzerinde bina ağır hasar görürken 89 kişi de vefat etti. Depremi yaşayan ve sonrasındaki acı tabloya şahit olan Bekir Sıtkı Erdoğan, hislerini Zelzele şiiriyle dile getirdi.


Şiir, Orhan Gencebay tarafından bestelendi ve 1982 yılında yayınlanan Sezen Aksu’nun efsanevi Firuze albümünde yer aldı. Çok popüler bir şarkı olmamakla birlikte sözlerinin gücü ve yaptığı vurgu nedeniyle dikkat çekti. Çünkü şair, şiirinde depremi alışılmışın son derece dışında tasavvur etmekteydi. Sanki bir doğal afetle yüzleşme yaşanmıyordu da ilahi bir olay zuhur ediyordu.


Şair için depremin yarattığı sarsıntı, şehrin ibadeti gibiydi. Yıkılan ve yıkılmaya yüz tutan evler, secde ediyordu. Kubbeler, odalar, direkler ve ağaçlar hu çekiyor; kullar, holler, teller ve dallar bu nedenle sallanıyordu. ‘Safran sarısı bakışlar’, şiirdeki bir diğer dikkat çekici tanımlamaydı. Bu sayede korku, belki de ilk kez böyle farklı ve orijinal biçimde tarif edilmiş oldu.


Orhan Gencebay, 2000 yılında Kervan Plak etiketiyle yayınladığı Orhan Gencebay Klasikleri 2 albümünde şarkıya yer verdi. Ancak şarkının düzenlemesi, Sezen Aksu’nun seslendirdiği versiyondan oldukça farklıydı. Neredeyse bir türkü formundaki eserin melodik yapısı, önceki haline göre daha zengin ve dinamikti. İki ustanın iki farklı tat veren yorumlarını dinlemeye hazır mısınız?






15 Temmuz 2026 Çarşamba

Tom Waits - Goin’ Out West şarkısının hikayesi

Enteresan bir blues ve rock harmanlaması olan Goin’ Out West, Tom Waits’in 1992 yılında yayınlanan Bone Machine albümünün en dikkat çekici şarkılarından biriydi. Şarkı, müziği kadar ilginç ve mizahi sözleriyle de oldukça ilgi gördü. Sözler, batıya yani Hollywood’a şöhret kazanmak ve kızlarla birlikte olmak hayaliyle gitmeyi kafasına koyan hovarda bir gencin hikayesini birinci ağızdan anlatmaktaydı.


Kahramanımız aslında berbat biri olduğunu kendisine itiraf etmekle birlikte yirmi dolarlık şapka, göz bandı, kovboy çizmeleri ve sekiz kanallı teyp gibi tuhaf eşyalarıyla böbürlenmeden de edemiyordu. Yüzündeki yara izi nedeniyle sert, arkaya taralı saçları yüzündense harika göründüğünü düşünüyordu. Hiç tanışmadığı babasının adını taşımadığının ve kanunla arasının hiç iyi olmadığının da altını çiziyordu.


Maço ve mizahi dilli ilginç şarkının etkisi ileriki yıllarda yalnızca Tom Waits yorumuyla sınırlı kalmadı. Gov’t Mule, Bill Frisell ve Queen of the Stone Age, şarkıya cover yaptı. Eser ayrıca 1999 yapımı efsanevi David Fincher filmi Fight Club’ın film müzikleri arasında da yer aldı.




12 Temmuz 2026 Pazar

Neil Young / CSNY - Ohio şarkısının hikayesi

Tartışmalı Nixon döneminin hararetli zamanları. Vietnam Savaşı’nın ateşi körüklenmiş durumda. Elbette protestolar da ayyuka çıkmış. Öğrenciler isyanda. Tarihler 4 Mayıs 1970’i gösterdiğinde toplumun büyük bölümünü derinden yaralayan, oldukça acı bir olay yaşanıyor. Ulusal Muhafızlar, hiçbir şiddet eylemi gerçekleştirmeyip yalnızca protesto hakkını kullanmak isteyen öğrencileri Kent State Üniversitesi’nin kampüsünde vurarak öldürüyor.


Öldürülen dört öğrenciden ikisinin protestocu bile olmaması, öfkeyi ve hüznü daha fazla artırıyor. Life Dergisi, yaşanan bu acı olayı haber yapıyor. Haberi okuyanlardan biri de usta besteci, söz yazarı ve şarkıcı Neil Young. Okuduğu haber ve gördüğü fotoğraflardan çok etkilenen Young, gitarını eline alıp hislerini hızlı biçimde notalara döker ve yaklaşık 20 dakikalık sürede bir şarkı besteler.


O dönemde CSN olarak bilinen David Crosby, Stephen Stills ve Graham Nash üçlüsüne dahil olup CSNY olarak adlandırılmaya başlanan grupla müzik yapan Young, bestelediği Ohio isimli protest şarkıyı grubuyla birlikte kaydetti. Yapımcıları Atlantic Records’un sahibi Ahmet Ertegün, şarkının en hızlı şekilde dinleyiciye ulaşması için Ohio’yu single olarak piyasaya sürdü.


Protest şarkı, Ohio’da 4 öğrencinin neden öldürüldüğünü sorgulamakla kalmayıp cinayetin sorumlularına da doğrudan seslendi. Ulusal Muhafızlar, şarkıda teneke askerler olarak adlandırıldı. Amerika Birleşik Devletleri başkanı Richard Nixon’ın ismiyse direkt olarak kullanıldı.



Bruce Springsteen - Nebraska şarkısının hikayesi

Bruce Springsteen’in belki de en önemli albümü olan Nebraska, doğum süreci oldukça sancılı olan bir üretim periyodunun meyvesiydi. Şarkılar arasından albüme adını da veren folk rock türdeki Nebraska, hızlı şekilde ön plana çıkmayı başardı. Bu etkileyici ve aynı zamanda karanlık şarkının sözleri, gerçek bir hayat hikayesine dayanıyordu ve bu kişi bir seri katil olan Charles Starkweather’dı.


Şarkının dikkat çekici oluşundaki temel faktör, bakış açısının toplumsal algıya zıt bir imaj sergilemesiydi. Öyle ki şarkı, Charles Starkweather’ı bir cani gibi göstermek yerine topluma yabancı kalıp suça sürüklenmiş bir genç gibi gösteriyordu. Springsteen’in seri katilin hikayesinden etkilenip şarkı yazmasının tetikleyicisi, 1973 yapımı Terrence Malick filmi Badlands oldu.


1959 yılında Charles Starkweather, tam 11 kişiyi öldürdü. Henüz 19 yaşındaki seri katil, cinayetleri arka arkaya işledi. Bu sırada yanında kız arkadaşı Caril Fugate vardı ve genç kızın yaşı sadece 14’tü. Şarkıda işlenmiş bu cinayetler Starkweather’ın ağzından anlatılıyordu. Anlatım dilinde eylemler, adaletsizliğe ve dünyanın anlamsızlığına duyulan öfkenin dışavurumu gibi yansıtılıyordu.


Ayrıca 2025 yapımı biyografik film Springsteen: Deliver Me From Nowhere’de de sanatçının albümü hazırlayış sürecine detaylı şekilde değinilmekte.






4 Temmuz 2026 Cumartesi

Kiziroğlu Mustafa Bey türküsünün hikayesi

Kars’ta bulunan bir dağ köyünde yiğitliğiyle nam salan Kizir yani Muhtar’ın oğlu dünyaya gelir. Daha çocuk yaşlarda ata binmeye ve kılıç kuşanmaya merak saran Kiziroğlu Mustafa, tıpkı babası gibi dosta güven, düşmana korku salan bir kahramana dönüşür. Bölgesinin koruyuculuğunu yapar.


Ayvaz için düğün yapacak olan Köroğlu'na iki adet turna teleği gerekmektedir. Ancak telekleri bulabilmek hiç de kolay değildir. Etrafa haber salan Köroğlu, Kiziroğlu'nun evinin bahçesinde turna telekleri bulunduğunu öğrenir. Tebdili kıyafet yapıp bir derviş kılığına bürünür ve Kiziroğlu'nun evine doğru yol alır. Bahçedeki telekleri çalıp geri dönmek üzere yola koyulur. Fakat atı Alapaça'yı dörtnala süren Kiziroğlu, sabaha doğru Köroğlu'na yetişir.

Şöhretleri tüm diyarlara ulaşmış iki yiğit dövüşmeye koyulur. Kiziroğlu, Köroğlu'nu çamura çalıp alt etmeyi başarır. Ancak canını bağışlar. Şart olarak da Köroğlu'nun namından bahsetmesini buyurur. Köroğlu için birisini övmek üslubuna aykırı olsa da canı bağışlanmış bir mağlup olarak söyleneni kabul eder.

Evine geri dönen Köroğlu, Han Nigar'la sohbete koyulur. Han Nigar'ın kendisine yönelttiği: "Senden daha büyük bir yiğit var mıdır?" soruya cevaben sazını ister ve Kiziroğlu'na verdiği sözü, Kiziroğlu Mustafa Bey türküsünü dillendirerek yerine getirir. Türkü Aşık Reyhani'den Ruhi Su'ya kadar birçok usta isim tarafından seslendirilir.



1 Temmuz 2026 Çarşamba

Mavi Mavi şarkısının hikayesi

1985 yılı, İbrahim Tatlıses’in müzik ve oyunculuk kariyerinin altın yıllarından biriydi. Başarının anahtarıysa sanatçının önce müzik albümüne, ardından da sinema filmine adına veren Mavi Mavi şarkısında gizliydi. Şarkının hikayesi de çok konuşuldu ve tartışıldı. Tatlıses’in şarkıyı, Mavi Mavi filmindeki rol arkadaşı Hülya Avşar için yazdığı dedikoduları yayıldı. Gerçekse bambaşkaydı.

Daha sonradan Yılmaz Tatlıses adıyla anılacak olan söz yazarı ve besteci Mehmet Yaşar, fanatik bir Adana Demir Spor taraftarıydı. Tribünlerde söylenen Mavi Mavi tezahüratından etkilendiğinden takımı için bir şarkı yazmak istedi. Başta Adana Demir Spor için yazılan şarkıyı, sonradan bir aşk şarkısına dönüştürdü. İbrahim Tatlıses yorumu, şarkının muazzam ilgi görmesini sağladı. Öyle ki albüm, 4 milyona yakın bir satış rakamına ulaştı.


Şarkının İbrahim Tatlıses tarafından yazılmadığı ve Hülya Avşar için yazılmadığı bilgilerinin dışında düzeltilmesi gereken başka yanlış bilinen birkaç detay daha var. Kaynaklarda şarkının sözlerinin ve müziğinin Yılmaz Tatlıses’e ait olduğu yazmakta. Ancak bu bilgi kısmen hatalı. Zira şarkı, İran Halk Türküsü Saki Saki’den uyarlanmış. Yani beste, aslında Yılmaz Tatlıses’e ait değil.


Şarkının modern uyarlamaları da yapılan orijinal versiyonunun hikayesindeyse bir aşığın sakiye dert yanmasını dinliyoruz. Divane aşık, aşk acısıyla baş edebilmek için sakiden içki isteyip sarhoş olmak istiyor. Orijinal versiyonu dinlemiş miydiniz? Dinlediyseniz, hangisini tercih edersiniz?



24 Haziran 2026 Çarşamba

Karadut şarkısının hikayesi

Önce edebiyat dünyasında, ardından müzik sektöründe efsaneleşen Karadut, sözlerine bakıldığında bir eşe yazılmış gibi durmakta. Amma velakin aşk dolu dizelerin bir eşe değil yasak aşka yazıldığını biliyor muydunuz?

Usta şair Bedri Rahmi Eyüboğlu imzalı Karadut şiirinin uzun yıllar eşine yazıldığı zannedildi. Fakat şairin yaşadığı yasak aşk ortaya çıkınca şiirin gerçek hikayesi de belirginleşti. Üstelik bu kısa sayılacak yasak aşk hikayesi, yalnızca Karadut şiiriyle de sınırlı değildi.

Yeni evlenmiş, çocuk sahibi olmuş ve Güzel Sanatlar Akademisinde asistanlık yapan gözde bir adam: Bedri Rahmi Eyüboğlu. Akademinin heykel bölümüne misafir olarak gelen, güzelliğiyle dikkat çeken bir öğrenci: Mari Gerekmezyan.

İkili arasındaki güçlü çekim, kısa sürede yasak bir aşka evrilir. İlişkinin ömrü birkaç yılla sınırlı kalsa da, geride etkisi günümüze kadar devam edecek bir hikaye ve bu hüzünlü aşk özelinde ortaya çıkmış sanat eserleri kalır. Tutkulu aşk, Mari’ye Bedri Rahmi’nin büstünü yaptırır. Bedri Rahmi ise Mari’nin portrelerini yapıp Karadut şiirini yazar.

Mari, 40’lı yılların öldürücü hastalığı tüberküloza yakalanır. Tedavi görecek parası yoktur. Yasak aşk yaşaması ve Ermeni olması nedeniyle hem ailesi, hem sanat çevresi hem de toplum tarafından dışlanıp yok sayılınca ürettiği eserlerden gelir elde edebilmesi mümkün olmaz. Bedri Rahmi, paha biçilmez tablolarını haraç mezat satıp kendisine yardım etmeye çalışır. Ancak Mari, 1947 yılında henüz 34 yaşındayken hayata gözlerini yumar.

Bu acıklı aşkın meyvesi Karadut şiiri, farklı türde bestelerle müzik dünyasında da yerini alır. İsmet Nedim Saatçi imzalı ilk beste, hafif Türk Sanat Müziği tarzındadır ve çok popüler olmaz. Fatih Kısaparmak ve Cem Karaca’nın etkili besteleri ve yorumlarıysa geniş kitlelere ulaşır. Gülden Karaböcek’te kendine has bir yorumla şarkıya can verir.






17 Haziran 2026 Çarşamba

Johnny Cash - One Piece at a Time şarkısının hikayesi

Country müziğin en büyük efsanelerinden Johnny Cash’in birçok şarkısında ilgi çekici gerçek ve kurgusal hikayeye yer verilmiştir. Ancak sanatçının 1976 yılında Tennessee Three grubuyla kaydedip yayınladığı öyle bir şarkısı var ki, hikayesi son derece ilginç ve eğlenceli. İşte o sıra dışı şarkının yani One Piece at a Time’ın hikayesi.


Şarkıda bir işçinin hikayesi anlatılır. Bu işçi, Kentucky’den Detroit’e gelip Cadillac fabrikasında montaj hattında çalışmaya başlar. Kendisine önünden geçen lüks arabaların tekerlek bijonlarını sıkma görevi verilir. Bu araçlar, zenginler için hazırlandığından hiçbir zaman böyle bir Cadillac’a sahip olamayacağını düşünür. Fakat bir gün aklına oldukça enteresan bir fikir gelir: Fabrikadan teker teker çalacağı parçalarla Cadillac sahibi olmak!


Büyük bir sabır ve dikkat isteyen planına başlayan işçi, küçük parçaları cebine ve beslenme çantasına koyarak çalar. Büyük parçaları ise iş arkadaşının aracına saklayarak çıkarır. Aradan 24 yıl geçtiğinde artık bütün parçalar hazırdır. Parçaları birleştirip ortaya bir Cadillac çıkarsa da, araba fazlasıyla şekilsizdir. Çünkü 1953 model motor ve 1973 model kaporta gibi farklı yılların parçaları, farklı kapı ve farlar, ortaya tuhaf bir görüntü çıkarmıştır.


İşçi, tüm alaycı bakışlara karşın aracını çalıştırıp kasabada sürer. Tüm şüphelerine karşın karısı da araca binmek ister. Cadillac’ını üzerine kaydettirebilmek için adliyeye gider. Ancak kontrollerde aracın ağırlığını ve modelini tespit edebilmek mümkün olmaz. Şarkı, arabanın modeli nedir sorusuna verilen eğlenceli cevapla son bulur: bu 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59 model bir otomobil, bu 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70 model bir otomobil...


Country sanatçısı Wayne Kemp tarafından yazılıp bestelenen kara mizah dolu şarkı, Johnny Cash ve grubu Tennessee Three’ye büyük başarılar kazandırdı. Şarkı, Bilboard Hot Country Singles listesinde 1 numaraya çıktı ve Bilboard Hot 100 listesinde de 29 numarada yer aldı. Hit şarkıda geçen tüm Cadillac modellerine sahip olan araba tamircisi Bruce Fitzpatrick, tarife uygun şekilde hayali ucube arabayı hayat geçirip Johnny Cash’e hediye etti.



10 Haziran 2026 Çarşamba

Beni Kör Kuyularda Merdivensiz Bıraktın şarkısının hikayesi

Kendisini şiire adamış ve Türk edebiyatının en sevilen şairlerinden biri olmayı başarmış Ümit Yaşar Oğuzcan ile 1920’li yıllardan itibaren besteleri ve icralarıyla Klasik Türk Müziği’ne yön vermiş ustalardan Münir Nurettin Selçuk’u bir araya getiren ölümsüz bir eser: Beni Kör Kuyularda Merdivensiz Bıraktın.


Hüzünlü ve melankolik ruh hali, geçirdiği ameliyatlar ve kekemelik sorunu, Oğuzcan’ı birçok kez intihar teşebbüsüne sürüklemiştir. Ancak bu teşebbüslerin tamamında başarısız olmuştur. Belki de intiharı, dikkat çekmek için kullanmıştır. Şairin hayatının bir parçası haline gelen bu olumsuzluk, ne yazık ki beklemediği bir yerden tarifsiz ve kapanmaz bir yara alması sonucunu doğurmuştur.


Ailesi, evliliğin Ümit Yaşar’ın ruh halinin toparlanmasına yardımcı olacağını düşünse de yanılırlar. Evlenen ve iki oğlu olan Ümit Yaşar’ın kasveti, ailesine de yansır. Babasının durumundan fazlasıyla etkilenen oğlu Vedat, Galata Kulesi’nden aşağıya atlayarak canına kıyar. Hatta üzerinde bir not bulunduğu ve şöyle yazdığı da iddia edilir: “Baba, öyle intihar edilmez. Böyle edilir.” yazmaktadır.


Vedat ölüm şekliyle, belki de babasının kendisine yaşattıklarından intikam almıştır. Bu acı kayıp, Ümit Yaşar’ın eserlerine de yansır. Birçok okuyucunun kaybedilen bir sevgiliye yazıldığını düşündüğü şiir Beni Kör Kuyularda Merdivensiz Bıraktın da aslında şairin oğlu için yazdığı dizelerdir:

“Beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın,

Denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın,

Öylesine yıktın ki bütün inançlarımı;

Beni bensiz bıraktın; beni sensiz bıraktın.”


Şiirden son derece etkilenen Münir Nurettin Selçuk, eseri kürdilihicazkar makamında besteleyerek Türk Sanat Müziği klasikleri arasına girmesini sağlar. Şarkıyı kendisinin yanı sıra oğlu Timur Selçuk, Ahmet Özhan, İnci Çayırlı, Edip Akbayram ve Nükhet Duru gibi önemli sesler de seslendirir.



8 Haziran 2026 Pazartesi

Erol Evgin - İçimdeki Fırtına şarkısının hikayesi

Birlikte imza attıkları her işle adım adım zirveye yükselen, Türk pop müziğinin üç önemli figürü: piyanosunun başında eşsiz bestelere imza atan Melih Kibar, bir elmanın diğer yarısı gibi o bestelere unutulmaz sözler yazan Çiğdem Talu ve kadife sesiyle o şarkıları ölümsüzleştiren Erol Evgin. Bu muazzam üçlü, Bir de Bana Sor, İşte Öyle Bir Şey ve Söyle Canım gibi birbirinden değerli eserlere can verdi. O değerli eserlerden biri de şüphesiz ki İçimdeki Fırtına.


Besteleriyle ses getiren Melih Kibar, kimya mühendisliği eğitimini de sürdürür. Yüksek lisans eğitimi için babasıyla birlikte Londra’ya gider. Gittikleri ilk gece oldukça şiddetli bir fırtınaya yakalanırlar. Sıkılıp binada dolaşırken şans eseri bir piyano bulur. O anda hissettiği korkuyu ilhama dönüştürüp notalara döker. Yaptığı besteyi, yanında getirdiği kayıt cihazına kaydeder. Babası aracılığıyla kaseti, İstanbul’da bulunan Çiğdem Talu’ya gönderir.


Bestenin nasıl ortaya çıktığına dair hiçbir bilgiye sahip olmayan Çiğdem Talu, müziğin kendisine hissettirdikleriyle şarkının sözlerini yazar. Sözleri, Melih Kibar’a bir mektupla postalar. Mektubu alıp şarkının sözlerini gören Melih Kibar şok geçirir. Telefonla Çiğdem Talu’yu arar ve bestenin nasıl ortaya çıktığını anlatır. Gözyaşlarına boğulurlar. Ruh ikizlerinin birbirlerini habersizce tamamladıkları bu eser, iki usta ismin her zaman birlikte anılmasını sağlar.


Düzenlemesi Timur Selçuk tarafından yapılan İçimdeki Fırtına, ilk olarak 1978 yılında Erol Evgin tarafından seslendirilir. Eser, Erol Evgin’in 1979 yılında yayınlanan İstanbul Şehri isimli longplay albümünde de yer alır. Albümde yer alan 11 eserin tamamının bestesi Melih Kibar’a, sözleriyse Çiğdem Talu’ya aittir. Evgin, 1991 yılında çıkardığı Erol Evgin ile Yeniden isimli kasetinde de İçimdeki Fırtına’ya yer verir. Ayrıca 2019'da yayınlanan Altın Düetler 2 albümünde şarkıyı Ajda Pekkan'la birlikte seslendirir.



1 Haziran 2026 Pazartesi

Paul McCartney - Martha My Dear şarkısının hikayesi

The Beatles grubunun 1968 yılında yayınladığı White Album, beğeni toplayan ve kayıt sürecinde yaşananlar nedeniyle oldukça ses getiren bir albüm oldu. Özellikle bir şarkının kaydı, diğer şarkılara göre çok farklı bir biçimde gerçekleştirildi. Paul McCartney imzalı Martha My Dear şarkısı, kayıt biçiminin yanı sıra şaşırtıcı hikayesiyle de ilgi çekmeyi başardı.


Önce şarkının kayıt aşamasına değinelim. Albüm kaydedilirken grup üyeleri arasında çok ciddi sürtüşmeler bulunmaktaydı. Dolayısıyla çoğu şarkının kaydı, problemli ve stresliydi. Bu durum, Martha My Dear kaydedilirken ayyuka çıktı. Şarkının kaydına besteci McCartney dışında grubun hiçbir üyesi katılmadı. McCartney, şarkıyı seslendirmekle beraber piyano, bas gitar ve davul icralarını da gerçekleştirip esere tek başına hayat verdi.


Peki neydi şarkıyı ilginç kılan? Martha My Dear, fazlasıyla değişken bir ritme sahip olduğundan tek kişi tarafından çalınıp söylenmesi zor bir eserdi. Ancak icracı, işin üstesinden geldi. Şarkının hikayesine dönecek olursak, en büyük şaşkınlık şarkının kim için yazıldığıyla alakalı. Dinleyenlerin ilk çıkarımı, şarkıda bahsedilen Martha’nın McCartney’nin sevgilisi olabileceğiydi. Gerçekse bambaşkaydı.


Yıl 1965. Paul McCartney, hayatında ilk kez evcil bir hayvan sahiplenmeye karar verir. Onu bu karara iten çok yalnız ve sıkıntılı bir dönem yaşıyor oluşudur. Yavru bir eski İngiliz çoban köpeği (Bobtail) sahiplenir. Elde ettiği karşılıksız ve çıkarsız sevgi, McCartney’ye iyi gelir. Oluşan güçlü bağı ve duyduğu minneti dillendirdiği bir şarkı besteler. Hikayesini bilmeyenlerin bir kadına yazıldığını düşündükleri şarkı, esasen sevimli ve sadık bir dosta yazılmıştır. 15 yaşında hayata gözlerini yuman Martha, yaslı McCartney’yi geride bıraktığı yavrularıyla teselli etti.



21 Mayıs 2026 Perşembe

John Lennon - Working Class Hero şarkısının hikayesi

Henüz 40 yaşındayken aramızdan ayrılan John Lennon, müzik dünyasında sadece kendi döneminde değil günümüzde de ikon olarak gösterilen isimlerden biri. Efsanevi The Beatles grubuyla hızlı şekilde zirveye çıkan Lennon, 20 Eylül 1969 tarihinde şok edici ve tepki çeken bir kararla gruptan ayrıldı. Bu ayrılışın ardından Paul McCartney, 10 Nisan 1970 tarihinde grubun dağıldığını açıkladı.


Müzik kariyerine tek başına devam etme kararı alan Lennon, 1 Aralık 1970 tarihinde ilk solo albümü olan John Lennon / Plastic Ono Band’i yayınladı. Albümün en beğenilen ve ses getiren şarkılarından biri olan Working Class Hero, güçlü bir sistem eleştirisi şarkısı olmakla beraber Lennon’ın kısa ve fırtınalı yaşamından derin izler de taşıyordu. Üstelik bu izler, bir psikolojik terapi sonrası ortaya çıkmıştı.


Albümünü hazırladığı sırada İlk Çığlık adı verilen bir terapiyle çocuklukta bastırılmış hislerinin ve acılarının ortaya çıkması sağlanan Lennon, Working Class Hero şarkısında yaşadığı bireysel ve toplumsal baskıya ve çevresel gözlemlerine yer verdi. Çünkü teyzesi tarafından Liverpool’da yetiştirilen sanatçı, işçi sınıfının yaşadıklarına yakından şahitlik etme fırsatı yakalamış ve insanların nasıl ezildiğini görmüştü.


Sistemin, doğumdan yetişkinliğe kadar insanı tam anlamıyla bir köleye dönüştürdüğünü anlatan şarkı, doğduğunda seni küçük hissettirler diyerek söze girer. Yaratıcılığı yok eden okulların, acı verici ve sınırlayıcı oluşuna değinir. Sınıf masallarının, gerçeklikten uzak başarı hikayeleriyle kurgulandığını vurgulamaktan çekinmez. Korkuya kapılmış toplumun, istismar edilmeye açık hale geldiğine değinir. Lennon, işçi sınıfına adadığı şarkının son bölümünde: ‘Bir kahraman olmak istiyorsan, beni takip et’ sözleriyle devrimci bir mesaj vermekten de kendisini alamaz. Şimdi şarkıyı dinleme zamanı:



16 Mayıs 2026 Cumartesi

Eminem - Headlights şarkısının hikayesi

Güçlü söz yazarlığı ve başarılı müzik tercihleriyle piyasaya çıktığı ilk günden itibaren farkını ortaya koyan Eminem, rap sevmeyenlerin bile takdir ettiği bir isim. Sanatçı, gerçek hayat hikayesine dayanan birçok şarkısında annesi Debbie Nelson’a olan bitmek bilmez öfkesine ve zehir olmuş çocukluğuna değindi. Özellikle Cleanin’ Out My Closet bu şarkılar içerisinde en çok ses getireni oldu.


Oldukça sert bir anlatım diline sahip olan şarkı, olgunluk döneminde Eminem’in en büyük pişmanlıklarından birine dönüştü. Çünkü Eminem, perişan çocukluk döneminde yaşadıklarının annesinin hastalığı nedeniyle gerçekleştiğini idrak etti ve onu suçlamaya son verip affetti. Annesi, Munchausen sendromu yüzünden çocuklarına çeşitli ilaçlar içirip onları hasta gibi göstermeye çalışan bir ebeveyndi.


2013 yılında Eminem, geçmişin hesabını dokunaklı bir şekilde kapattı. Anneler Günü’nde yayınladığı Headlights şarkısı, geçmişte kustuğu öfke için oldukça içten bir özür niteliğindeydi. Şarkının ünlü yönetmen Spike Lee imzalı duygusal video klipi de beğeni topladı.


Eminem, Nate Ruess’la birlikte seslendirdiği şarkıda geçmişte sinirliyken yazdığı şarkılarda çok ileri gittiğini, annesinden nefret etmediğini, Cleanin’ Out My Closet şarkısını artık söylemediğini ve hatta duymaya bile tahammül edemediğini, evlatlık verilen kardeşi Nathan’la annelerini affettiğini söyler. Sizce bu şarkı öfkeli bir gencin, olgun ve daha sakin bir adama dönüştüğünde yaşadığı acıları arkasında bırakabilmek için geçmişiyle barıştığını dile getirmesinin bir yolu olabilir mi?



14 Mayıs 2026 Perşembe

Teoman - İstasyon İnsanları şarkısının hikayesi

Piyasaya adım attığı dönemden itibaren Türkçe Rock müziğin ayakta kalması ve canlanmasında büyük emekleri olan Teoman, kendine has tarzıyla farkını ortaya koymayı başarmış bir yorumcu ve söz yazarı. Sanatçının kariyerinin başından itibaren söz yazarlığına gösterdiği özen de fazlasıyla dikkat çekici.


Teoman, kurgusal hikayeli şarkılarının yanı sıra gerçek hayat hikayelerine de şarkılarından yer veren bir söz yazarı. Bu şarkılardan biri de 2 Kasım 2001’de müzikseverlerin beğenisine sunulan Gönülçelen albümünde yer alan İstasyon İnsanları. Üstelik şarkıda anlatılan hikaye, bizzat Teoman’ın çocukluğuna ve babasına dayanıyor.


Teoman’ın babası Hasan Basri Yakupoğlu, çevresi tarafından Ruhi lakabıyla anılmaktadır. Çünkü çok duygusal bir karaktere sahiptir. Hatta Ruhi Yakupoğlu imzasıyla şiirler kaleme almıştır. Sanatçı, babasını çok küçük yaşta kaybeder. Anne ve anneannesine babasının nerede olduğunu sorduğunda, cennete gittiği cevabını alır ve bu sözler aklına kazınır. İstasyon İnsanları şarkısını yazarken 8 yaşındaki hatıralarından yararlanır.


Teoman, babasına ithafen yarattığı Ruhi karakterini aynı zamanda alter egosu olarak da nitelendirir. Hayatı ve ölümü, anılarıyla anlattığı şarkıyı kendisi değil de Ruhi seslendiriyormuş gibi söyler. Karakterin yalnız ve naif hali:

‘Ruhi’dir benim adım, hiç çıkamam evimden

Dostlar uydururum hayali, mutluyumdur bu yüzden.’ dizeleriyle anlatılır. Şarkıda geçen ‘Cennet Plajı’ ise babasının gittiği yeri sembolize etmektedir. Sizce de şarkı artık daha anlamlı geliyor mu?



19 Nisan 2026 Pazar

Joan Baez - Diamonds and Rust şarkısının hikayesi

Yıllar 1961’i gösterdiğinde 19 yaşındaki genç şarkıcı Bob Dylan, New York’a adım attı. Amacı idolü olan folk müzik efsanesi Woody Guthrie’yle tanışmak ve müzik piyasasına girmekti. Huntingon hastalığıyla boğuşan Guthrie’yi bir hastane köşesinde bulduğunda bir diğer folk müzik efsanesi Pete Seeger’la tanıştı ve fırsat kapıları kendisi için açıldı.


Bir yandan Sylvie Russo’yla aşk yaşayan Dylan, diğer taraftan etkileyici tarzıyla folk müzik dünyasına adeta bir yıldırım gibi düştü. Ondan etkilenenlerden biri de o dönem kendisinden daha şöhretli olan buğulu ses Joan Baez’di. Dylan ve Baez arasındaki etkileşim, müzikle sınırla kalmayıp tutkulu bir ilişkiye dönüşünce ortaya gelgitli bir aşk üçgeni çıktı.

Birlikte eserler üretip, turnelere katılıp sahneye çıkan ikili, müzik endüstrisinin devleri arasına girdiler. Ancak ilişkilerinde denge ve süreklilik sağlayamadılar. 1965’te Dylan’ın Sara Lownds’la 12 yıl sürecek sürpriz evliliği, ilişkilerini sekteye uğrattı. Baez ise 1968 yılında David Harris’le evlendi. Onun evliliğiyse 5 yıl sürdü.


1974 yılında bir gece yarısı Baez’in telefonu çaldı. Kendisini bir telefon kulübesinden arayan konserini biraz önce tamamlayan Dylan’dı. Yeni şarkısından bahsetmek için aradığını söyledi. Bu arama, Baez’de güçlü bir duygu fırtınası yarattı ve en önemli şarkısı Diamonds and Rust’a imza atmasına neden oldu. Şarkı sözleri, ikilinin neden hiçbir zaman birleşemediğini ve ayrılamadığını şairane bir dille anlatıyordu.


1975 yılında Baez’in yayınladığı aynı adlı albümdeki şarkı, sanatçının en büyük hiti olmakla kalmayıp Dylan’la yollarını efsanevi Rolling Thunder Revue turnesinde kesiştirdi. Dylan, Baez’den kendisi için yazdığı şarkıyı seslendirmesini istedi. Baez, şarkıyı ona yazmadığını söyleyerek seslendirse de; yürümeyen bir ilişkiyi, küllenmeyen bir aşkı, unutulmaz anları ve acı verici ayrılığı anlatan gönderme dolu sözler şarkının kime yazıldığını ortaya koyuyordu. İşte o sözler:


Lanetleneceğim

İşte bir kez daha geliyor hayaletin

Ama bu olağandışı değil

Sadece dolunay var

Ve senin arayacağın tuttu

Ve burada oturuyorum

Elim telefonda

Tanıyor olabileceğim bir sesi dinliyorum

Bir kaç ışık yılı öncesinden

Dosdoğru ilerliyor bir düşüşe doğru

 

Hatırladığım kadarıyla gözlerin

Nar bülbülü yumurtalarından daha maviydi.

Benim şiirselliğime berbat demiştin

Nereden arıyorsun?

Orta batıda bir telefon kulübesinden

On yıl önce

Sana bazı kol düğmeleri almıştım

Sen bana bir şeyler getirmiştin

İkimiz de biliyoruz anıların ne getirebileceğini

Elmaslar ve pas getirirler.

 

Sen patladın sahnede

Halihazırda bir efsane

İşçi sınıfı fenomeni

Orijinal serseri

Yolunu kaybedip kollarımın arasına geldin

Ve orada kaldın

Geçici olarak bir denizde kaybolmuş

Madonna serbest bir şekilde senindi

Evet, en alt raftaki kız

Seni sağ salim tutacaktı.

 

Şimdi seni ayakta görüyorum

Kahverengi yapraklar etrada düşerken

Ve saçında karlar varken

Şimdi gülüyorsun penceresinden

O köhne otelin Washington meydanındaki

Nefesimiz beyaz bulutlar gibi çıkıyor

Karışıyor ve asılıyor havada

Konuşuyorsun sert bir şekilde benim için

İkimizde o an orada ölebilirdik.

 

Şimdi bana diyorsun ki

Nostaljik değilsin

O zaman bana başka bir sözcük ver onun için

Sen ki kelimelerle

Ve her şeyi muğlakta bırakmakta iyisindir

Çünkü şimdi o muğlaklığın birazına ihtiyacım var

Her şey çok açık bir şekilde geri geldi

Evet seni yürekten sevdim

Ve eğer bana elmaslar ve pas öneriyorsan

Ben çoktan bedelini ödedim.