Kars’ta bulunan bir dağ köyünde yiğitliğiyle nam salan Kizir yani Muhtar’ın oğlu dünyaya gelir. Daha çocuk yaşlarda ata binmeye ve kılıç kuşanmaya merak saran Kiziroğlu Mustafa, tıpkı babası gibi dosta güven, düşmana korku salan bir kahramana dönüşür. Bölgesinin koruyuculuğunu yapar.
Ayvaz için düğün yapacak olan Köroğlu'na iki adet turna teleği gerekmektedir. Ancak telekleri bulabilmek hiç de kolay değildir. Etrafa haber salan Köroğlu, Kiziroğlu'nun evinin bahçesinde turna telekleri bulunduğunu öğrenir. Tebdili kıyafet yapıp bir derviş kılığına bürünür ve Kiziroğlu'nun evine doğru yol alır. Bahçedeki telekleri çalıp geri dönmek üzere yola koyulur. Fakat atı Alapaça'yı dörtnala süren Kiziroğlu, sabaha doğru Köroğlu'na yetişir.
Şöhretleri tüm diyarlara ulaşmış iki yiğit dövüşmeye koyulur. Kiziroğlu, Köroğlu'nu çamura çalıp alt etmeyi başarır. Ancak canını bağışlar. Şart olarak da Köroğlu'nun namından bahsetmesini buyurur. Köroğlu için birisini övmek üslubuna aykırı olsa da canı bağışlanmış bir mağlup olarak söyleneni kabul eder.
Evine geri dönen Köroğlu, Han Nigar'la sohbete koyulur. Han Nigar'ın kendisine yönelttiği: "Senden daha büyük bir yiğit var mıdır?" soruya cevaben sazını ister ve Kiziroğlu'na verdiği sözü, Kiziroğlu Mustafa Bey türküsünü dillendirerek yerine getirir. Türkü Aşık Reyhani'den Ruhi Su'ya kadar birçok usta isim tarafından seslendirilir.
