Yıllar 1961’i gösterdiğinde 19 yaşındaki genç şarkıcı Bob Dylan, New York’a adım attı. Amacı idolü olan folk müzik efsanesi Woody Guthrie’yle tanışmak ve müzik piyasasına girmekti. Huntingon hastalığıyla boğuşan Guthrie’yi bir hastane köşesinde bulduğunda bir diğer folk müzik efsanesi Pete Seeger’la tanıştı ve fırsat kapıları kendisi için açıldı.
Bir yandan Sylvie Russo’yla aşk yaşayan Dylan, diğer taraftan etkileyici tarzıyla folk müzik dünyasına adeta bir yıldırım gibi düştü. Ondan etkilenenlerden biri de o dönem kendisinden daha şöhretli olan buğulu ses Joan Baez’di. Dylan ve Baez arasındaki etkileşim, müzikle sınırla kalmayıp tutkulu bir ilişkiye dönüşünce ortaya gelgitli bir aşk üçgeni çıktı.
Birlikte eserler üretip, turnelere katılıp sahneye çıkan ikili, müzik endüstrisinin devleri arasına girdiler. Ancak ilişkilerinde denge ve süreklilik sağlayamadılar. 1965’te Dylan’ın Sara Lownds’la 12 yıl sürecek sürpriz evliliği, ilişkilerini sekteye uğrattı. Baez ise 1968 yılında David Harris’le evlendi. Onun evliliğiyse 5 yıl sürdü.
1974 yılında bir gece yarısı Baez’in telefonu çaldı. Kendisini bir telefon kulübesinden arayan konserini biraz önce tamamlayan Dylan’dı. Yeni şarkısından bahsetmek için aradığını söyledi. Bu arama, Baez’de güçlü bir duygu fırtınası yarattı ve en önemli şarkısı Diamonds and Rust’a imza atmasına neden oldu. Şarkı sözleri, ikilinin neden hiçbir zaman birleşemediğini ve ayrılamadığını şairane bir dille anlatıyordu.
1975 yılında Baez’in yayınladığı aynı adlı albümdeki şarkı, sanatçının en büyük hiti olmakla kalmayıp Dylan’la yollarını efsanevi Rolling Thunder Revue turnesinde kesiştirdi. Dylan, Baez’den kendisi için yazdığı şarkıyı seslendirmesini istedi. Baez, şarkıyı ona yazmadığını söyleyerek seslendirse de; yürümeyen bir ilişkiyi, küllenmeyen bir aşkı, unutulmaz anları ve acı verici ayrılığı anlatan gönderme dolu sözler şarkının kime yazıldığını ortaya koyuyordu. İşte o sözler:
Lanetleneceğim
İşte bir kez daha geliyor hayaletin
Ama bu olağandışı değil
Sadece dolunay var
Ve senin arayacağın tuttu
Ve burada oturuyorum
Elim telefonda
Tanıyor olabileceğim bir sesi dinliyorum
Bir kaç ışık yılı öncesinden
Dosdoğru ilerliyor bir düşüşe doğru
Hatırladığım kadarıyla gözlerin
Nar bülbülü yumurtalarından daha maviydi.
Benim şiirselliğime berbat demiştin
Nereden arıyorsun?
Orta batıda bir telefon kulübesinden
On yıl önce
Sana bazı kol düğmeleri almıştım
Sen bana bir şeyler getirmiştin
İkimiz de biliyoruz anıların ne getirebileceğini
Elmaslar ve pas getirirler.
Sen patladın sahnede
Halihazırda bir efsane
İşçi sınıfı fenomeni
Orijinal serseri
Yolunu kaybedip kollarımın arasına geldin
Ve orada kaldın
Geçici olarak bir denizde kaybolmuş
Madonna serbest bir şekilde senindi
Evet, en alt raftaki kız
Seni sağ salim tutacaktı.
Şimdi seni ayakta görüyorum
Kahverengi yapraklar etrada düşerken
Ve saçında karlar varken
Şimdi gülüyorsun penceresinden
O köhne otelin Washington meydanındaki
Nefesimiz beyaz bulutlar gibi çıkıyor
Karışıyor ve asılıyor havada
Konuşuyorsun sert bir şekilde benim için
İkimizde o an orada ölebilirdik.
Şimdi bana diyorsun ki
Nostaljik değilsin
O zaman bana başka bir sözcük ver onun için
Sen ki kelimelerle
Ve her şeyi muğlakta bırakmakta iyisindir
Çünkü şimdi o muğlaklığın birazına ihtiyacım var
Her şey çok açık bir şekilde geri geldi
Evet seni yürekten sevdim
Ve eğer bana elmaslar ve pas öneriyorsan
Ben çoktan bedelini ödedim.




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder