Birlikte imza attıkları her işle adım adım zirveye yükselen, Türk pop müziğinin üç önemli figürü: piyanosunun başında eşsiz bestelere imza atan Melih Kibar, bir elmanın diğer yarısı gibi o bestelere unutulmaz sözler yazan Çiğdem Talu ve kadife sesiyle o şarkıları ölümsüzleştiren Erol Evgin. Bu muazzam üçlü, Bir de Bana Sor, İşte Öyle Bir Şey ve Söyle Canım gibi birbirinden değerli eserlere can verdi. O değerli eserlerden biri de şüphesiz ki İçimdeki Fırtına.
Besteleriyle ses getiren Melih Kibar, kimya mühendisliği eğitimini de sürdürür. Yüksek lisans eğitimi için babasıyla birlikte Londra’ya gider. Gittikleri ilk gece oldukça şiddetli bir fırtınaya yakalanırlar. Sıkılıp binada dolaşırken şans eseri bir piyano bulur. O anda hissettiği korkuyu ilhama dönüştürüp notalara döker. Yaptığı besteyi, yanında getirdiği kayıt cihazına kaydeder. Babası aracılığıyla kaseti, İstanbul’da bulunan Çiğdem Talu’ya gönderir.
Bestenin nasıl ortaya çıktığına dair hiçbir bilgiye sahip olmayan Çiğdem Talu, müziğin kendisine hissettirdikleriyle şarkının sözlerini yazar. Sözleri, Melih Kibar’a bir mektupla postalar. Mektubu alıp şarkının sözlerini gören Melih Kibar şok geçirir. Telefonla Çiğdem Talu’yu arar ve bestenin nasıl ortaya çıktığını anlatır. Gözyaşlarına boğulurlar. Ruh ikizlerinin birbirlerini habersizce tamamladıkları bu eser, iki usta ismin her zaman birlikte anılmasını sağlar.
Düzenlemesi Timur Selçuk tarafından yapılan İçimdeki Fırtına, ilk olarak 1978 yılında Erol Evgin tarafından seslendirilir. Eser, Erol Evgin’in 1979 yılında yayınlanan İstanbul Şehri isimli longplay albümünde de yer alır. Albümde yer alan 11 eserin tamamının bestesi Melih Kibar’a, sözleriyse Çiğdem Talu’ya aittir. Evgin, 1991 yılında çıkardığı Erol Evgin ile Yeniden isimli kasetinde de İçimdeki Fırtına’ya yer verir. Ayrıca 2019'da yayınlanan Altın Düetler 2 albümünde şarkıyı Ajda Pekkan'la birlikte seslendirir.



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder