80’li yılları kasıp kavurup olgunluk dönemine girmiş bir diva Sezen Aksu. Gözde ve yakışıklı bir genç müzisyen Uzay Heparı. Yeni parlamaya başlayan, gelecek vadeden bir pop vokalisti Yıldız Tilbe. 90’ların başında üçü arasında yaşanan bir aşk ve aldatma hikayesi sonrası ortaya çıkan unutulmaz bir şarkı; Onu alma beni al.
Sezen Aksu, Uzay Heparı’yla tutkulu bir aşk yaşamaktadır. İzmir’de övgüyle bahsedilen genç şarkıcı Yıldız Tilbe’yi dinlemeye gider. Dinledikten sonra vokalisti olması için teklifte bulunur. Teklifi kabul eden Tilbe, İstanbul’a gelip Aksu’nun evinde yaşamaya başlar. Heparı ve Tilbe’nin tek gecelik ilişkileri, aldatılan Aksu’yu derinden etkiler. İkisiyle de ilişkilerine son verir.
Uzay Heparı, 20 Mayıs 1994 tarihinde geçirdiği motosiklet kazası sonrası 11 gün boyunca verdiği yaşam mücadelesini kaybetti. Bu beklenmedik ve üzücü ölüm haberi, tüm müzik dünyasını ve genç müzisyenin sevenlerini yasa boğduğu gibi Sezen Aksu’yu da fazlasıyla üzdü. Fırtınalı ilişkiden geriye Aksu’nun yaşadıklarına dair yazdıkları kaldı.
Sezen Aksu, 28 Haziran 1995 tarihinde piyasaya Işık Doğudan Yükselir / Ex Oriente Lux albümünü sürdü. 12 şarkıdan oluşan albüm, aşık deyişlerinden Ermeni ezgilerine varıncaya değin son derece geniş bir yelpazeden meydana geliyordu. Sözleri Sezen Aksu’ya, müziği Arto Tunçboyacıyan’a, düzenlemesi Onno Tunç’a ait olan Onu Alma Beni Al şarkısı, keyifli ve eğlenceli bulunup beğeni kazandı.
Şarkının ilk dörtlüğünde Heparı’ya sitem eden Aksu, Tilbe’ye ise birçok aşağılama ve lanetlemede bulunuyor: “Gözleri Şaşı Gelin”, “Odun Gibi Bel”, “Kara Elli Cadı”, “Dilleri Fitne Fücur”, “Kıyametin Gelsin”
“Bak atının terkisine
de atmış gözleri şaşı gelini
Mor kaftanlara sarmış
haspam odun gibi belini
Ah verin elime de
kırayım cadının derisi kara elini
Seni gidi dilleri
fitne fücur kıyametin gelsin”
İlk dörtlük ardından gelen iki dizede serzeniş ve kıskançlık dikkat çekiyor. Çelimsiz anlamına gelen ‘Kadit’ kelimesi, aşağılama maksatlı kullanılıyor.
“Sen o alacası içinde
fesatla hangi günü gün edicen
Ah o kaditin üstüne
bir de atlas yorgan sericen”
Şarkı sitem ve ah etmelerle devam ediyor:
“Amanın amanın yansın
ocağın barkın utansın
Ağan emmin her bir
yerine kırmızı kınalar yaksın
Varsın bize vursun
felek ne çeyiz düzdüm emek emek
Allah bildiği gibi
yapsın”
Nakarat bölümünde kabulleniş ve ah çekiş göze çarpıyor:
“Böyle de nispet olmaz
ki, seni gidi zalim yâr
Eh, zorla da kısmet olmaz ki, seni gidi hain yâr”
Bunca yakınmaya karşın tekrar birlikte olabilme ihtimalini düşünmeden edemiyor:
Bana ne, bana ne, bana ne, beni al, beni al, onu alma
Son dörtlükteyse aldatıp giden sevgiliye neler kaçırdığını hatırlatıyor:
“Bende bu yetim
kirazlar al al dururken
Tek başıma kara gecelerde zar zor uyurken
Yâr, eteğimde çakallar, kurtlar ulurken
İçine sinerse senin de kıyametin gelsin”
Hikayeyi öğrendikten sonra şarkı artık daha mı anlamlı geliyor?


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder