Amerika’nın güneyinde yükselen ırkçılık, siyahilerin ağaç dallarına asılmasıyla ayyuka çıkar. Yaşanan olaylara kayıtsız kalmayan Yahudi öğretmen Abel Meeropol, öldürülen iki siyahi gencin isimlerini lakap olarak kullanıp Lewis Allan ismiyle 1939 yılında ilk başta ismi ‘Bitter Fruit’ olan, sonradan ismini Strange Fruit olarak değiştireceği bir şiir yazar. Daha sonra şiiri besteleyip bir şarkıya dönüştürür.
İlk olarak eşi tarafından seslendirilen şarkı, esas şöhretini efsanevi caz şarkıcısı Billie Holiday seslendirince yakalar. Metaforik bir dille yazılan sözler, şarkının bir protesto aracına dönüşmesini sağlar. Holiday’in şarkıyı söyleme ritüeliyse Strange Fruit’ü efsaneleştirir. Performans sergilediği mekanlarda Strange Fruit, son şarkı olarak seslendirilir. Şarkıyı söylerken garsonlar servis yapmayı durdurur. Mekan ışıkları kapatılır ve sadece Holiday’in yüzünü aydınlatan bir ışık kullanılır.
Garip meyve tanımlaması ağaç dallarına asılan siyahileri temsil eder. Tezat görünen dizelerle vurucu bir anlatım sağlanır:
“Güneyin ağaçları
garip bir meyve taşır,
Yapraklarda kan ve
köklerde kan,
Güney rüzgarında
sallanan siyahi bedenler,
Kavak ağaçlarından
sarkan garip meyveler...
Heybetli güneyin
pastoral manzarası,
Kabarmış gözler ve
buruk ağız,
Manolya kokusu, tatlı
ve taze,
Sonra aniden yanan etin
kokusu...
İşte kargalar koparsın
diye bir meyve
Yağmur toplasın,
rüzgar emsin diye
Güneş çürütsün,
ağaçlar düşürsün diye
İşte garip ve acı
ekin.”
Amerikan hükümeti, şarkının güçlü bir isyan sesine dönüşmesi nedeniyle Billie Holiday’e cadı avı başlatır. Şarkıyı bir daha seslendirmemesi için sertçe uyarılan Holiday, ultimatoma boyun eğmez. Bu nedenle Federal Narkotik Büro’nun hedefi haline gelir. Büro komiseri Harry Anslinger, uyuşturucu bulundurma bahanesiyle Holiday’i tutuklatır. Avukat tutmasına ve savunma yapmasına izin verilmez. 1 yıl hapis yatar. Çıkınca sahne alması engellenir. Gördüğü baskı ve kötü muamele ömrü boyunca sürer. 44 yaşında yatağa kelepçeli bir haldeyken hastanede yaşamına gözlerine yumar.
Cadillac Records kurucusu efsane yapımcı Ahmet Ertegün şarkı için; “İnsan hakları hareketinin ilk kurşunudur.” yorumunu yapmıştır.


























