Türk Sanat
Müziği klasikleri arasında yer alan hicaz makamındaki Ada Sahillerinde
Bekliyorum, ritmi nedeniyle keyifli ve neşeli bir şarkı olarak anılsa da
aslında oldukça hüzünlü bir hikayeye sahip. Hikayede sınıf farklılığı nedeniyle
kavuşamamış iki aşık anlatılıyor.
Şarkının sözlerinin
kime ait olduğu bilinmiyor. Bestenin Musullu Hafız Şaşı Osman Efendi’ye ait
olabileceğine dair çeşitli rivayetler bulunmakla birlikte ortada net bir kanıt
yok. Dolayısıyla genel kanı, eserin bestesinin de güftesinin gibi anonim olduğu
yönünde. Necmi Rıza Ahıskan’ın eşsiz yorumuyla parlayan şarkının Arapça ve
Yunanca versiyonları da mevcut.
Şarkının
hikayesine geri dönelim. Zengin bir ailenin kızı olan Şadiye Hanım, Büyükada'da Suat Bey’le
tanışır ve aşk yaşamaya başlar. Suat, Şadiye’yi ailesinden ister. Ancak fakir
bir aileden gelmesi nedeniyle reddedilir. İki genç birbiriyle mektuplaşmaya
devam eder. Şadiye sevdiği adamla evlenebilmek için ailesine bastırırken Suat
ümidini yitirir.
Oldukça fırtınalı
bir gecede Suat, denize doğru yürüyüp gözlerden kaybolur. Halbuki Şadiye en
sonunda ailesini evlenmeye razı etmiş ve Suat’a durumu bildiren bir mektup
göndermiştir. Ne yazık ki mektup, Suat’ın canına kıydığı günün ertesinde evine
ulaşır. Önce şiir olarak yazılan, ardından şarkılaştırılan sözler, geniş
kitlelere yayılır. Hikayesini öğrendikten sonra dinlemek ister misiniz?
Leonard Cohen, yeni nesiller tam anlamıyla keşfedemese de Y
kuşağı ve öncesi için çok değerli bir besteci ve yorumcu. Belki de en
tartışmalı ve vurucu şarkılarından biri olan You Want It Darker’ı tüm kuşaklara
hitap edecek bir dönemde, 2016 yılında yayınladı.
You Want It Darker, sözleri
incelendiğinde pek de iyiymiş gibi görünmeyen bir Tanrı’ya karşı beslenen öfke,
isyan, reddediş ve ölüme teslimiyeti anlatan kasvetli bir şarkı. Hikayesi
incelendiğindeyse şarkının çok derin bir veda olduğunu anlamak mümkün hale
geliyor. Öğrenmek ister misiniz?
O zaman hikayeye vurucu bir
başlangıç yapalım. Şarkının yer aldığı albüm, 2016 yılının Ekim ayında
dinleyicilerle buluştu. Leonard Cohen, albüm yayınlandıktan sadece 17 gün sonra
öldü. Sanki şarkıyla vedasını yapmış ve ardından beklediği ölüme teslim olmuş
gibi görünmüyor mu?
Tevrat, İncil ve dini geleneklere ciddi göndermeleri olan
şarkının ikinci kısmında Tanrı’nın insanlık için hiçbir faydası olmadığına
değiniliyor:
“Yüceltilmiş ve mübarek kılınmış olsun senin kutsal ismin
Değersizleştirilmiş ve çarmıha gerilmiş insanlığın bedeninde.
Bir milyon mum yanıyor, asla gelmeyen yardım için.
Daha karanlık
istiyorsun, ışığı söndürüyoruz.”
Nakarat bölümünde kullanılan ‘Hineni’ sözcüğü, Tevrat’ta Tanrı’nın
Hz. İbrahim’e seslendiğinde verdiği ‘İşte
Buradayım’ anlamına gelen cevap. Nakarat şarkının final bölümünde adeta bir
ilahi gibi tekrarlanırken seslendiren kişi Shaar Hashomayim Sinagogu’nun koro
şefi Gideon Zelermyer. Yahudi olarak yetiştirilen Cohen’in nakarat bölümlerinde
geçmişini referans aldığı ve anlam güçlendirdiği düşünülüyor. Nakaratın ‘Ben
Hazırım Tanrım’ diye sonlandırılması ise hastalıklarla boğuşan ve yaşlanmış
Cohen’in ölüme hazır oluşunu ifadesi olarak değerlendiriliyor.
Şarkının üçüncü bölümünde dinin
çelişkilerine göndermelerde bulunuluyor:
“Hikayede bir ışık vardır ama hikaye hala aynı
Çekilen acı için bir ninni vardır ve suçlanacak bir paradoks.
Ama yazılı kutsal metinlerde ve öyle havai bir iddia değil.
Daha karanlık istiyorsun,
ışığı söndürüyoruz.”
Dördüncü bölümde Cohen, insanın karanlık doğasını temel alıp
toplumsal eleştiri yaparken kendi vicdan azaplarının, büyük zulümler yanında
sönük kaldığı tespitinde bulunuyor. Şiddete özgürlük tanınmasını eleştiriyor:
“Mahkumları diziyorlar
ve gardiyanlar hedef alıyor.
Bazı şeytanlarla
boğuştum, orta sınıf ve uysaldılar
Bilmiyordum iznim
olduğunu, öldürmeye ve sakatlamaya.
Daha karanlık
istiyorsun, ışığı söndürüyoruz.”
Genel bir toparlama yapmak gerekirse şarkı için birçok acıya
ve ikiyüzlülüğe şahit olmuş, uzun bir ömrün kıyısındaki yorgun ve hasta bir
adamın veda ederken Tanrı’yla son hesaplaşması demek yanlış olmayacaktır. Artık
şarkıyı dinlemeye hazır mısınız?
Erken yaşta yetim kalan Zeynel
Abidin, saz çalma ve deyiş söyleme yeteneğiyle parlar ve Aşık Pervane adıyla
tanınır. Hacı Bektaş Dergahında uzun yıllar hizmet verip dürüstlüğü ve
çalışkanlığıyla göze girer. Şeyhi Cemaleddin Efendi, sadık müridine Sıdkı Baba
ismini verir.
Sıdkı Baba, yazdığı dokuz kıtalık bir deyişin sekizinci
kıtasında mahlaslarını alma hikayelerine atıfta bulunur:
“On dört yıl dolandım
pervanelikte
Sıdkı ismi buldum
divanelikte
Sundular aşk meyin
mestanelikte
Kırkların ceminde dara
düş oldum.”
Büyük halk ozanı Ali Ekber Çiçek, deyişin sadece iki
kıtasını kullanıp ve çeşitli değişiklikler yaparak başyapıtlarından biri olarak
gösterilen Haydar Haydar türküsünü besteledi. Türkünün ismi Haydar Haydar,
Sıdkı Baba’nın deyişinde geçmemekte. Nakaratlarda karşımıza çıkan bu bölüm, Hz.
Ali’ye yiğit ve aslan anlamına gelen lakabıyla atıfta bulunmak için
kullanılmış.
Türkünün ilk kıtası, aslında deyişin sekizinci kıtası
kullanılarak yazıldı. Deyişteki dizelerde değişiklikler yapıldı:
On dört yıl dolandım
pervanelikte – > On dört bin yıl gezdim pervanelikte
Sıdkı ismi buldum
divanelikte – > Sıdkı ismin buldum divanelikte
Sundular aşk meyin
mestanelikte – > İçtim şarabını mestanelikte
Kırkların ceminde dara
düş oldum. – > Kırkların ceminde dara düş oldum.
Türkünün ikinci ve son kıtasıysa deyişin beşinci kıtası
kullanılarak yazıldı. Bu sefer dizelerdeki değişiklikler kelimeyle sınırlı
kalmadı. Sıdkı Baba’nın:
“Ben Adem’den evvel
çok geldim gittim
Yağmur olup yağdım, ot
olup bittim
Bülbül olup Firdevs bağında
öttüm
Bir zaman gül için hara
düş oldum.” şeklindeki dizeleri Ali Ekber Çiçek türküsünde:
“Güruh-u Naci’ye özümü
kattım
İnsan sıfatında çok
geldim gittim
Bülbül oldum Firdevs bağında
öttüm
Bir zaman gül için
zare düş oldum.” şeklinde yer aldı.
İlk kıtada Sıdkı Baba’nın müritlik yolculuğuna değinilir. İkinci
kıtadaysa tasavvufi bir dille Kamil ve arınmış insan olma ve mürşide duyulan
özlemden bahsedilir. Yaklaşık üç sene süren oldukça uzun bir besteleme sürecinin
ardından ortaya çıkan eserin, icrası en zor türkülerden biri olarak
gösterildiğini eklemekte de yarar var.